“Sarsma ve Sarsılma” Üzerine

 Altımızdan kayan “KAF”

Azis Nesin 1982 Anayasa’sının yüzde 92’lik bir oyla kabul edilmesine karşı tepkisini “Türk Halkının yüzde 60’ı aptaldır!” diye dile getirmeyip de “Türk Halkı’nın yüzde 85’si sarsılmış, vidaları gevşemiştir çünkü, deprem bölgesinde yaşamaktadır!” diye dile getirseydi kanımca o kadar tepki almazdı! Üstelik “Halkı mazur görün, sadece altındaki zemin değil, bulunduğu konum dolayısıyla, altındaki tüm politik, ekonomik, toplumsal temeller ardarda gelen depremlerle, artçı şoklarla habire sallanıp duruyor!” dese belki çok daha iyi anlaşılırdı. Delil olarak da, en basitinden Vikipedia’da bulabileceğiniz, aşağıdaki coğrafik (bilimsel) tanımlamayı gösterse, ülkemizin hem fiziksel hem de siyasal karakterini bir çırpıda özetlemiş olurdu. Okumaya devam et

Dünya’da en çok seks yapılan ülke!

elmanın suçu

Türkiye, Brezilya ve Fransa’nın ardından dünyada en çok seks yapılan 3. ülkeymiş! Dünya Kupası üçüncüsü, Eurovizyon birincisi, Dünya Güzellik Yarışması birincisi derken, işte bir yeni başarı daha ülke hanemize yazıldı: Dünya Seks üçüncüsü!
Ben “milliyet.com.tr’ın” yalancısıyım, inanmayanlar baksın. Lakin ben inanırım: Hatırlarsınız, 2005 yılında Durex tarafından gerçekleştirilen global seks araştırmasında, Türkiye’nin dünyanın en çok zina yapılan ülkesi olduğu ortaya çıkmıştı (nüfusun %58’i). Eh, boşuna değildi, yine aynı  dönemlerde AKP hükümeti zinanın suç sayılmasını öngören yasayı meclisten geçirmeye kalkmıştı da tüm dünyada özellikle Avrupa’da büyük gürültü kopmuştu. Bir bildikleri vardı demek ki! Şimdi de en çok seks yapılan ülkelerden biri çıktık. Merak ettiğim, bu seksler evlilik içinde mi yoksa dışında mı gerçekleşiyor? Sevgili araştırmacı kardeşlerimizin bu konuya en kısa zamanda bir açıklık getirmelerini temenni ediyorum. 🙂

Not: Yukarıdaki bu kısa yorumu, 2009 yılında eklemişim bloğuma. Bunca zamandır, bloğun en popüler, en ilgi çeken “kısa” yazısı olma özelliğini elinde tuttuğu için silemedim. Tüm diğer yazıların okunurluk oranını binlerle, onbinlerle katlayarak aşmış, kısacası kendi çapında rekorlar kırarak okunmuş. Şaşırmadım tabii, daha da okunacak gibi…

Bu ülkenin büyük bir problemi var: Gerçek bir muhalefet yok!

erdogan 3

Filiz Elasu, 10 yıldır İstanbul’da yaşayan Alman gazeteci ve Sümerolog Jan Keetman’la Yeni Harman için görüştü.

 İran seçimlerinden çok kısa bir süre önce İran’daydınız. Sizin izlenimleriniz nasıldı? Daha doğrusu bu sonucu tahmin ediyor muydunuz?

– Mayısın başlangıcında seçim havası biraz serin oldu. Musavi’nin fikirleri Ahmadinecad’a göre biraz daha liberaldi ama bu yeterli değildi. Televizyon’daki tartışmalarla iklim çok değişti. Üstelik Musavi’nin eşi Zahra Rahnavard’ın kampanyaya katılması etkiliydi. Ahmadinecad’ın Zahra Rahnavard’a ağır suçlamasını çoğu İranlı kadın kendisine karşı bir hakaret olarak gördü. İlk anda zayıf bir muhalefet momentum kazandı. Aynı zamanda İslami rehber Hameney, ad kullanmadan ama buna rağmen çok açık Ahmadinecad’a destek verdi. Halkın Batı karşıtı bir lider seçmesi gerektiğini açık olarak söyledi. Böylece Musavi ve Karrubi’yi ister istemez rejim açısından Batı’nın yanında olan aday haline getirdi. Böyle bir kişinin kazanması veyahut büyük oy oranına ulaşması Hameney açısından bir felaket olacaktı. Kabul edilemezdi. Okumaya devam et

Abbas Kiarostami: İranlı Bir Sinema Düşünürü

Son yıllarda modern sinemaya ulusal damgasını vuran ve dünyanın her yanında sinema severlerin ilgiyle izlediği, son derece canlı, üretken bir sinema anlayışı sunuyor İran. Bu sinemanın en önde gelenlerinden biri, dünyaca saygı duyulan ve muhtemelen kendi ülkesi dışında çok daha iyi tanınan Abbas Kiarostami. Öyleki Martin Scorsese için “Dünyanın en sanatsal sinemasını Kiarostami yapıyor” ve yine Jean –Luc Goddard’a göre “Sinema DW Griffith’le başlayıp Kiarostami ile sona eriyor”. Okumaya devam et

KAL Müzik Grubu’nun Lideri Dragan Ristiç

kal2

KAL son yılların en popüler Balkan kökenli Roman müzik gruplarından. Rock’n Roll tavrı ve gaz aldığı ‘urban’ ritimleriyle, köklerinin dayandığı Balkan Roman ağıtlarını harmanlamayı becermiş bir grup. Grubun kurucusu ve lideri Dragan Ristiç geçtiğimiz günlerde İstanbul’daydı. Onunla Yeni Harman için Filiz Elasu görüştü. Okumaya devam et

Kumarhane Ekonomisi

Şu ekonomi dedikleri…

 Ekonominin ne kadar boş bir sosyal bilim dalı olduğu ve ekonomistlerin de nasıl gereksiz bir mesleğe sahip oldukları bir kez daha kanıtlandı! En basitinden, Klasik Ekonominin kurucularından Adam Smith’in ‘Invisible Hand’ teorisinin,  tüm toplumun yararına hizmet eden gizli bir el olmadığını, aksine bayağı elitist bir el olduğunu gördük! Kendi menfaatini düşünen bireyin, görünmez bir mekanizma yardımıyla toplumun faydasına çalışmayacağını, tamamiyle ‘serbest’ bırakıldığında bırakın kendisini, tüm insanlığı felakete sürükleyebileceği bir kez daha anlaşıldı. Bu ‘serbest bırakılan’ bireylerden oluşan toplumların‘demokrasiyle’ yönetime gelen hükümetlerinin, Amerika ve İngiltere’de kime hizmet ettiği ve asıl ilkelerinin ne olduğu da gün yüzüne çıktı: “zengin zora düşünce müdahale edelim, kurtaralım, fakir zaten hep zor durumda olduğu için umursamayıp işimize devam edelim!” Okumaya devam et

Kimliğiniz? Osmanlı Cumhuriyeti Vatandaşı, Dininiz? Tüketici

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Davos çıkışıyla gündeme oturan, sağ-sol, İslami tüm cephelerde tartışmaya açılan bir terim var: “Yeni Osmanlıcılık”. Bazı gazetelerde “Ortadoğuyu Yeni Osmanlı Kurtarır” gibi başlıklar atılıyor, Hamas hükümetinin danışmanı Ahmet Yusuf “Osmanlı’nın dirilişi belki de Ortadoğudaki tüm sorunları çözer” diye demeçler veriyor, kimi sol partiler “Yeni Osmanlıcılığa Hayır” mitingleri düzenliyor ve yabancı basında özellikle Amerikan hükümetinin dış politikalarının şekillenmesinde büyük rol oynayan bazı stratejik araştırma enstitülerinde bu başlıkla raporlar, makaleler yayınlanıyor. Okumaya devam et