Category Archives: Blogh blogh blogh…..

Yeni romanım: “Gezi Apartmanı”

 

149376_1572895382934486_2988645299786229439_n

TANITIM BÜLTENİNDEN

Almanya’dan dönerek eşi ve iki küçük kızıyla İstanbul’un bahçeli semtlerinden birinde bir apartman dairesine yerleşen bir kadın ressam, kendini hayal ettiğinden daha çok değişmiş bir şehrin içinde bulur. Sakin bir ev hayatı planı kısa sürede patlamaya hazır bir gerilim havasına bürünürken, apartmandaki ortak yaşamda görünen çatlaklardan daha derin çatlakların var olduğu anlaşılır. Okumaya devam et

Reklamlar

Oooo Shangri-La laaa… Lal lal laaa…

Beşiktaş İskelesi’nin hemen arkasındaki Deniz Müzesi ile Başbakanlık Konutu arasındaki eski tütün deposu yerine yapılan binanın sahibinin kim olacağı belli olmuş gibi görünüyor:  Shangri-La Bosphorus.

Kıyak isim! Kulağa hoş geliyor “Shangri-La”…  Hong-Kong-Singapur merkezli bir oteller zincirinin Türkiye ayağı. Yoksa “gövdesi” mi desem, bir gelip pir gelen, gelir gelmez Boğaz’a yerleşen adamlara ne demeli?… Okumaya devam et

OYUN

BOŞ VER! FARK ETMEZ! BİR ŞEY OLMAZ!

Bir sansür kurulunun başında olsaydınız – bu “Teledomünikasyon İletişim Başkanlığı” veya “Çocukları Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu” olabilir – ve ülkenin geleceği için üç deyimi sözlüklerden çıkarabileceğiniz, tamamiyle kullanımdan kaldırıp yasaklayabileceğiniz söylense, bu üç kelimenin seçimi size bırakılsa, neleri seçerdiniz? Okumaya devam et

Vurgun’un Böylesi: ‘Rakıyı boşverin Türk Lokumuna Bakın Siz!’

Bir özelleştirmenin sonucunda kaç vurgun yapılabilir; kaç el değiştirmeye rağmen bir kuruluş, her sahibine “vurgun” bazında kâr getirebilir? Bir halkın gelir kaynaklarından biri, onun vergileriyle,  öz sermayesiyle kurulmuş, geliştirilmiş bir kuruluş ne kadar kelepir olabilir ki, her satışta, her el değiştirişte hâlâ gözler parlasın, ağızların suyu aksın?

Bugün küresel medyanın Finans haberlerinde, İngiliz Diageo Plc’nin Mey İçki’yi 2.1 milyar Dolara satın alma kararı bu sözlerle verildi: “Rakıyı boşverin Türk Lokumuna Bakın Siz!”

2002 yılında AKP Hükümeti’nin Maliye Bakanı Kemal Unatıkan’ın “Babalar gibi satarım!” deyip babalar gibi peşkeş çektiği TEKEL özelleştirmesinden bahsediyorum. Okumaya devam et

Sapıtmış Beyoğlu’na Sapıtmış bir Tophane!

‘Küresel’ eğlence merkezimiz ‘Taksim-Tünel hattı’nın kural tanımaz, plansız, programsız alabildiğince çirkin ve taşkın eğlence anlayışı, eteğindeki Tophane sakinlerinden ‘muhafazakar’ bir grubun şiddet dolu taşkınlığıyla karşılaşınca bir anda ‘yaşam şekilleri çatışıyor’ oldu ülkemiz gündeminde! Okumaya devam et

The Good, The Bad and The Ugly?

the good bad ugly

Clint Eastwood’un ‘İyi, Kötü ve Çirkin’ filmini hatırlarsınız!

                                                                                                                                                  photo by hurriyetdailynews.com