Tag Archives: Oyun

FİLİZ ELASU İLE SÖYLEŞİ / Aysel Karaca

Absent Dergisi / Sayı2 / Kış 2016

1/ Ey yurdum yalnızlık!

O kadar uzun süre yabanıl yaşadım ki yaban ellerde,
gözyaşları içinde sana dönmemek mümkün değil
!”diyerek feryad eden Nietszche’yi de anarak sormak isterim Filiz’cim;  uzun yıllar yurt dışında yaşamış ve sonra geri dönmüş biri olarak neresi sıla bize neresi gurbet diye sorasım var, ne dersin, yazarın bir vatanı, yurdu var mıdır?

Yazmak edimi, özü gereği yalnız yapılan bir iş, böyle olunca uygun bir kişilik, daha doğrusu duygusal ve fiziksel bir “kuvvet” gerektiriyor. Kuvvetten kastim, yazabilmek, üretebilmek için kişinin devamlı ayrılmak ve sonra yine dönmek zorunda kaldığı yer, bir tür denge durumu ve ona olan eğilimi. Okumaya devam et

Reklamlar

“Çok Katmanlı Bir Roman: Oyun” – Duygu Altın – Varlık Dergisi – Temmuz 2014

varlı dergisi

Oyun, Filiz Elasu’nun ilk romanı. Destek Yayınevi’nden çıkan roman, çok katmanlı yapısıyla toplumumuzdaki   sosyal, siyasal, ekonomik yapıya eleştiriler yöneltirken,  felsefi okumalara da açık. Üstelik tüm bu eleştirel ve felsefi yaklaşım kurgunun içine çok güzel serpiştirilmiş. Böylece yazar, büyük söylemlere gerek duymadan, romanının dokusunu zedelemeden, okurundan beklediği ufak dikkatlerle hayatın içindeki konuları farklı bir bakış açısıyla yeniden ele alıyor. Okumaya devam et

Gezi Apartmanı: Herkes Alışıktı Belki de Yurdagül Sayıbaş

GeziAptKapak ON kGezi Apartmanı Filiz Elasu’nun ikinci romanı. İlk romanı Oyun‘da olduğu gibi bu romanda da yazar, toplumsal sorunların altını çizmeye devam ediyor. Yaşadığımız şehrin ve içinde yaşayan insanların modernleşme ile birlikte yaşadığı değişimi bir apartmanda somutlaştırarak anlatıyor.

Toplumsal hayatın temel taşlarından biri olan empati yeteneğimizi yitirdiğimiz zaman başkalarının acılarına duyarsızlaşıyoruz. Çevremizde olan biten bütün olumsuzluklar bize normalmiş gibi görünüyor. “Herkes alışıktı belki de…” (s. 35) Elasu romanında bu olayları yoğun bir biçimde anlatarak adeta gözümüze sokuyor. Derin uykumuzdan bizi uyandırmak için omuzlarımızdan tutup sarsıyor. Yaşadığımız ülkede, günlük hayatın içinde karşılaştığımız şiddeti gözler önüne sermekle kalmayıp anlattığı olaylarla bu şiddeti yaşatıyor. Gezi Apartmanı sakinleri ile yaşanan olayları dikkatli bir gözle okuduğumuz zaman empatinin olmadığı yerde ilişkilerde baş gösteren şiddet fiziksel şiddetin de önüne geçiyor. Romanın temel kahramanı Sacide bu sorunlar karşısında çileden çıkıyor.

Okumaya devam et