Oooo Shangri-La laaa… Lal lal laaa…

Beşiktaş İskelesi’nin hemen arkasındaki Deniz Müzesi ile Başbakanlık Konutu arasındaki eski tütün deposu yerine yapılan binanın sahibinin kim olacağı belli olmuş gibi görünüyor:  Shangri-La Bosphorus.

Kıyak isim! Kulağa hoş geliyor “Shangri-La”…  Hong-Kong-Singapur merkezli bir oteller zincirinin Türkiye ayağı. Yoksa “gövdesi” mi desem, bir gelip pir gelen, gelir gelmez Boğaz’a yerleşen adamlara ne demeli?… Ehh İstanbul’da yerleşecek başka yer mi var? Kala kala Boğaz kaldığına göre, oraya yerleşecekler tabii ki! O kadar parayı (Kim bilir ne kadar? Merak ediyorum…) Tanrıverdi Holding’e sayınca…

Bu da kıyak isim değil mi? “Tanrıverdi”… Ehh böyle bir yerde, İngilizceden çakma kelimeyle “lokasyonda”, ancak Tanrı vermiş olabilir… Yabancı şirket, zorla gelip satın alıyor değildir herhalde, “satılıksa bir yer” hele Tanrı’nın verdiği bir yer, gelir alır birisi…

Size de Boğaz kıyısında, Deniz Müzesiyle Başbakanlık Konutu arasındaki pek büyükçe olmayan bir araziye, eskiden tütün deposu olarak kullanılmış fazla estetiği bulunmayan ama tarihi olan binayı yıkıp yerine lüks bir otel “sıkıştırma” imkanı verilse, siz de “tanrı vermiş” gibi olurdunuz değil mi?

Neyse, diyeceğimiz o ki, Tanrıverdi Holding, tanrının verdiği binanın işletmesini La Shangri’ye,  pardon Shangri La’mıydı yoksa, vermiş bulunuyor. Neredeyse bitmekte olan, çatısı bile yapılmış inşaatın duvarları üzerinde yazıyor. Gözlerimle gördüm!

Görmez olaydım… İnanın gözlerim doldu… Bir ülkenin, bir şehrin tüm estetik endişelerinin bu kadar gözardı edilebilmesi, bir ülkenin başbakanının çalışma binasıyla deniz müzesi arasına bir uluslararası otel zincirini sıkıştıracak, başbakanın güvenliğini bile önemsemeyecek kadar… Bu kadar kişiliksiz bir binanın Boğaz’ın en yüksek binalarından biri olmasına, en yakınındaki binalardan çok daha yükseğe kat çıkmasına izin verecek kadar… Gözleri mi dönmüş desem… İnanın kelime bulamıyorum…

Bu gözü dönmüşlüğe bir açıklama arıyorum kafamda, aklıma ilk gelense  şu: ya bu ülke korkunç bir borç yükü altında ya da bu ülkenin “bağımsızlığından” söz etmek artık bir şaka (galiba her ikisi de…)

3 responses to “Oooo Shangri-La laaa… Lal lal laaa…

  1. Hanfendi kafadan sallamanın en güzel örneklerinden birini göstermişsiniz bize. Keşke insanlarımız fikir sahibi olmadan önce biraz blgi sahibi olabilse.

  2. Birincisi : Oteli Shangri-La grubu almadı. Otelin bulunduğu yer önceden tütün deposuna aitti. Alanı Tanrıverdi grubu aldı ve Ege yapı tarafından restore edilip otel haline geldi. Otel, eski binaya sadık kalınarak bire bir aynı boyda, hemen hemen aynı mimaride üretil (dış yapı olarak)
    İkincisi : Sizin estetikten anladığınız nedir tam olarak? Bir İstanbullu olarak bende Gökkafesi gibi yapılara karşıyım (İstanbulun silüeti açısından). Bilmiyorum hatırlar mısınız eski tütün deposunu. Tamda Dolmabahçesinin yanında dışı harap, eski , bakımsızlıktan küflenmiş bir bina. Tanrıverdi grubu burayı aldı ve önce restore etmeyi düşündü. Sizin bu kadar paranız olsa ne yapardınız? Akli bir insansanız yatırdığınız parayı geri kazanabilme adına, yatırım yaparsınız doğal olarak. Şirkette bu yola gitt ve binayı restore edemeyince, yıkıp birebir aynı ölçülerde ve görünümde daha modern, boğaza daha yakışan bir bina halie getiriyor ve getirecektir.

    Sonuç olarak bir binayı atıl halde bırakmak mıdır aklın yolu, yoksa aynı ölçülerde Avrupa mimarisi tipinde şık bir otel haline getirmek mi?

    Umarım bina bitince boğaza ne kadar yakışacağını sizde görmüş olursunuz. Tavan komple cam değil bu arada. Bilginiz olsun.

    İyi günler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s