Bana ‘Sponsor’ Olanın 40 Yıl Kölesi Olurum!

Yanlış duymadınız! Bana “sponsor” olacak bir babayiğit “kurum” arıyorum! Dikkat edin, yanlış anlamalara meyil vermemek, modern maçoları boş yere umutlandırmamak için özellikle, “kişi” değil altını çizerek “kurum” diyorum! Bir de “olur ya tutar belki” diyerekten potansiyel müşterilerimi memnun edebilmek için kullanıyorum kelimeyi! Şirketlerinin bir imajı, bir “kültürü” olabileceğini sanan, Amerika’nın bilimum kıytırık okulundan mezun, iki “business” terminolojisi ezberleyip dünyayı yeniden yaratabileceğini düşünen pazarlama memurlarına atfen!  (Sponsorum olsaydı, bana bu yazıyı kaleme alma gücü verdiği için teşekkür ettiğimi belirtir, ismini en başta zikrederdim!)

Hepimizin bütün harfleri yalayıp yuttuğu, alfabeleri hatmettiği, kitapları tek tek devirdikten sonra işi ses ve görüntü üzerinden ekranlardan bitirdiği bu küresel enformasyon çağında bana sponsor olun kalemimi ona göre sallayayım, (hatta daha fazlasını yapıp sokaklarda bağır bağır bağırayım) diyorum! Garipseyecek bir durum yok! Sonradan görme kapitalistlerin bol olduğu (ben onlara “kovboy” diyorum ) ülkemizde, her şeyin bir sponsoru varken, kalemini “Don Kişot” misalı sallayanların da (Don Kilot değil!)  bir sponsoru olsa belki hayali devlerin ardındaki yeldeğirmenlerine karşı topla tüfekle girişirdik! (Burada, yine sponsorumun ismini tekrarlardım!)

Hâlâ mı garipsiyorsunuz, siz de bir alemsiniz! Yıllardır taraftarı olduğunuz takımlarınızın formaları üzerinde boy boy “Türkcell, Ülker, Vodafone, Türk Telekom…” gibi isimler gördüğünüzde veya heyecanla bekleyip seyrettiğiniz futbol liglerinin isimleri “Türkcell Süper Lig”e ya da “Fortis Türkiye Kupasına” dönüştüğünde hiç böyle tepki vermemiştiniz! (Sponsor kurumumun desteklediği bir spor dalı veya sporcu varsa mutlaka yazardım!) Gittiğiniz sergi, izlediğiniz tiyatro oyunu, en sevdiğiniz müzisyenin konseri sırasında, öncesinde ve sonrasında broşürlerden, biletlerden tutun, aralarda çalınan bangır bangır reklam cıngıllarına, sahnenin önünde, yanında, etrafında sponsor şirketlerinin isimleri (Emirates, Garanti Bankası, Avea,Yapı Kredi…), logoları bayrak gibi dalgalanırken  hiç uyanmadınız mı, kulak, göz ve beyinlerinizin neden sizin izniniz alınmadan bu çöplerle doldurulduğunu hiç merak etmediniz mi? (Bir sponsor logosu iyi giderdi buraya!Bir de unutmadan, yukarıda ismini belirttiğim şirketlerin pazarlama- reklam bölümlerinde çalışanlardan bu yazıyı okuyanlar varsa, ‘Bu seferlik ‘promosyon’ olarak bedava reklamınız oldu, hep öyle olacak sanmayın!’, diyorum.)

Geçen ay hatırlarsanız TRT Çocuk’taki “reklam” konusuna değinmiştim, meğer “reklam tekniği” eskimiş de haberimiz yokmuş! Evet, tüm dünyada TV reklamlarının etkisi azaldığı için şirketler (Pardon, “kurum” diyecektim!) sponsorluğa yönelmeye başlamış! Pek çok izleyici artık uyanmaya, reklamlara karşı önyargı oluşturmaya başladığı için (Don Kişotlar boşa kürek çekmiyor yani!), hedef kitlenin ilgilendiği bir alanda, bir etkinlik gerçekleştirerek, tüketicinin dünyasına katkı yapıyor görünen şirketler, imajlarını farklılaştırıyorlarmış! Yani, hedef kitle “Aman ne iyi şirket, ne hayırlı işler yapıyor!” gibisinden fikirlere kapılıyormuş! Sponsorluk için yapılan harcamaların şirketlerin yıllık gelir vergisinden düşüldüğü, zaten vergi olarak şirketin cebinden çıkacak paranın, reklama harcandığı gerçeğini unutarak! ( Kafam karıştı!Kim kime sponsor oluyor?)

Neyse, konumuza dönecek olursak, teknik ne olursa olsun, pek çok şirket için çocuklar hâlâ en yağlı ‘hedef kitle’ gibi! Hele ülkemizde! Mesela, devletin çocuk televizyonunda  reklamlara izin verenler, Cumhuriyetin Çocuk Bayramı 23 Nisan’ı da bir şirketler şenliğine dönüştürmekte, küçücük çocuklarımızın kafasına bir de bu yolla sponsorluk maskesi altında, şirket marka ve ürünlerini çivilemekte hiç sakınca görmüyor! (Ahh bir sponsorum olsaydı…) Son yıllarda, Türkiye’nin dört bir yanında Alış Veriş Merkezlerinde (AVM’lerde), parklarda düzenlenen 23 Nisan Çocuk Şenliklerinden bahsediyorum! Mekan olarak bir alış veriş merkezini seçenlerin mantığı bir yana, çeşitli şirketlerin sponsorluğunda düzenlenen etkinlikler, genelde çocukların hassas kulakları hiç düşünülmeden en yüksek ayarda cıngıllar, tekno müzikler, histerik gösteriler eşliğinde yapılmakta, şirketler standlarından ürünlerini (bedava yoğurt, balon, çorba, makarna….) çocuklara vermekte, saçma sapan Hollywood çocuk filmleri, yine bangır bangır reklamlar eşliğinde binlerce çocuğa  izletilerek, 23 Nisan bir tüketim gününe dönüştürülmekte… Hem de zevksizliğin doruk noktası biçimlerde! Hangi partiden, hangi bölgeden ya da belediyeden olduğu farketmeksizin, ülkemizin dört bir yanında “bedava mezar bulsa, girer!” misali, sponsorluğu bedavaya geliyor zannedip üzerine atlayanlar tarafından… Ve tabii bir de, kovboylarımız tarafından…

Geçen ay annelere seslenmiş, anneleri siyaset yapmaya, TRT Çocuk’taki reklamları protesto etmeye çağırmıştım. Bu seferki yazımı kovboylarımıza seslenerek bitirmek istiyorum: “Vahşi Batı filmlerinin Amerika’da, Colorado’da çekildiğini, aferin, biliyor oralara özeniyorsunuz! Ancak, taa oralara kadar gitmeniz, onları kopya etmeniz gerekmiyor! Bizim ülkemizde, hem de Anadolu’nun göbeğinde, benim de memleketim olan Kapadokya bölgesinde, inanın eşsiz bozkırlar var! Bu toprakların, binlerce yıllık insanlık birikiminin, müthiş bir coğrafyada, hatta insana bilim-kurgu bir tecrübe yaşadığını düşündürtecek bir coğrafyasında, bakmayı bilen gözlerin görebileceği bir zenginlik, bir estetik uzanıyor! Oraya gidin, Göreme’de, Ihlara Vadisi’nde at koşturun, hatta eşekleri deneyin, belki biraz “özgünlük” kaparsınız!

Not: Sponsoruma, yeniden, can-ı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum!

Bu makale Yeni Harman Dergisi’nin Eylül 2010 sayısında yayınlanmıştır. Copyrights@Filiz Elasu


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s