Güneydoğu Londra’da, Sainsbury’s isimli süpermarketlerden birindeyim. Yanıma, torbaları taşırken belim kırılmasın diye, tekerlekli bir alışveriş çantası almış bulunmaktayım. Bir yandan önümdeki rafta bir ürünü bulmaya çalışıyor, diğer yandan benden bir-iki metre uzakta Blackberry’siyle konuşmakta olan siyahi bir gence kulak kabartıyorum. Bir arkadaşıyla konuşuyor olsa gerek: “Adam gibi bir şey ödedikleri yok be adamım, anlıyorsun değil mi? Hepsini s…ktir et gitsin! Geliyorsun değil mi bu akşam? Hadi be kanka! İyi olacak, bir dolu dizüstü, tonlarca bilgisayar…Doldurursun çantaları…”
Kategoriler
-
Son Yazılar
- Halkların Kampında ‘‘Savaş’’ Yok!
- Kaddafi…
- Yanan cezaevi aracından Füze Kalkanına…
- 9/11′le Kafamıza Kazınanlar…
- BOŞ VER! FARK ETMEZ! BİR ŞEY OLMAZ!
- İsyanın amaçsızı çirkin oluyor!
- “Yanma” ve “Yakma” Üzerine
- “Ben var İstanbul’u çok sevmek, Turkish kebap yemek…”
- NATO ve Büyük Ortadoğu Projesi
- “Yüzünü Güneşe Dön, Gölgeler Arkana Düşecektir!” *
- Nato’nun Misyonu: Libya’yı Tescil Etmek!
- Kovboylar Çağı II
Blogroll
Meta
-
Popüler Yazılar
Arşivler
