Mart 5, 2010 · 1 Yorum

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, dizi filmlerdeki erotik sahnelerin kendisini “irrite” ettiğini ve bunların cinselliği erken yaşlara çeken sebeplerden biri olduğunu belirterek “Ben çok rahatsızım” dedi 19.02.2010
Türk dizilerindeki iki öpüşme ve belden yukarı sırt gösterimi sayın Kavaf’ı rahatsız ediyor ve bunun çocuklarımızı erken yaşta cinselliğe iteceği düşünülüyorsa, kendilerine bir de TRT Çocuk‘u izlemelerini öneriyorum. Bir “devlet kanalında”, 24 saat yayınlanan reklamlar dolayısıyla, çocuklarımızın nasıl 2-3 yaşından itibaren tüketici olmaya özendirildiği konusunda aynı hassasiyeti göstermelerini ve bu reklamların tamamiyle kaldırılmasını, en azından bir anne olarak, bekliyorum.
Küçücük çocukların, sabahtan akşama kadar bu reklamlarla kafalarının yıkanıp anne-babalarından çukulata, şeker, Ben10 ayakkabıları, bilmem ne korsan oyuncakları, Barbie oyuncak setleri…vs istemeleri normal karşılanıyor da, akşamları yetişkinlere yönelik Türk dizi filmlerindeki erotik sahnelerden etkilenmeleri mesele ediliyorsa, Bakanlığın samimiyetinin sorgulanmaması imkansız olacaktır.
Sayın Bakan, “rahatsızlığınızı” lütfen doğru hedeflere yöneltin de bir işe yarasın! Teşekkürler
Kategoriler: Blogh blogh blogh.....
Etiketlendi: çocuk sağlığı ve reklamlar, çocuklar ve reklamlar, devlet televizyonu ve etik, dizilerde erotizm, Selma Aliye Kavaf, tüketici, Türk dizilerinde seks, Türk dizilerinde sevişme sahneleri, TRT Çocuk ve reklamlar
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken…..kendilerini ‘feminist’ diye niteleyen kadınlar varmış yeryüzünde! Bu kadınlar özellikle 19. yüzyılda sanayileşmiş Batılı ülkelerde biraraya gelerek sömürülmeye, ezilmeye karşı çıkmışlar.!.. Başını İngiltere ve Amerika’da ortaya çıkmış olan Suffragette denen kadınların çektiği bu hareket yıllar süren zorlu mücadelelerinin sonunda kadınların oy kullanabilmesini, erkeklerle eğitim alanında eşit haklara sahip olmasını ve evlilik içinde de kocalarıyla aynı hakların kendilerine tanınmasını sağlamışlar. İnsanlık tarihi için çok önemli bir ilerlemeymiş bu… Sonra gelmiş 1960-70’li yıllar… Feminist denen bu kadınlar yine çıkmış tarih sahnesine ve bu sefer taleplerini iyice artırarak! Pekçok kadın ev kadını olmayı ve bebek yapma makinası gibi görünmeyi reddederek Okumaya devam et →
Kategoriler: Yeni Harman Yazıları
Etiketlendi: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Batı'da kadın, Dünya'da feminist hareket, erkek egemen söylem, feminizm, hip-hop ve kadın, kadın hakları, kadın sorunları, kadın ve aile, seks objesi olarak kadın, Suffragette hareketi, İngiltere'de kadınlar
Geçen yıl Yeni Harman’ın Mart sayısı için 8 Mart Dünya Kadınlar günü dolayısıyla bir yazı hazırlamış ve Dünyadaki, İngiltere’deki kadınları ve Feminist hareketi konu almış, gözlemlediğim kadarıyla neler olduğunu (daha doğrusu olmadığını) anlatmaya çalışmıştım. Aradan uzun (belki de kısa) bir sene geçti. Durumda bir değişiklik oldu mu? Ben göremiyorum…. Zaten dünyanın hali (erkeklerinin ki de dahil) pek değişmedi ki, kadınlarda gözlemleyelim…Bu durumda aynı istatistikleri kullanarak, benzer tabloları çizmektense bu yazıda bir değişiklik yapıp bu sefer de farklı kadınlara, dünyada lider konumunda olmuş veya olmaya hazırlanan iki kadına bakalım diye düşündüm. Geçtiğimiz yılın son günlerinde bir suikasta kurban giderek hayatını kaybeden Benazir Bhutto ile önümüzdeki Amerikan Başkanlık Seçimlerine hazırlanan Hillary Clinton. Okumaya devam et →
Kategoriler: Yeni Harman Yazıları
Etiketlendi: Bill Clinton, Benazir Bhutto, Hillary Clinton, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Pakistan'da siyaset, feminizm
Şubat 18, 2010 · 3 Yorum
“Evi baca, köyü hoca yakar” (Bir halk tekerlemesi)
İnsanları öldürerek cezalandırmak yeni bir şey değil! İstenmeyeni, uygun olmayanı, karşı çıkanı, farklı olanı,yanlış yapanı…yoketmek…. Kurşuna dizmek, asmak, zehirlemek, kazığa oturtmak, işkence edip uzuvlarını kesip parçalamak, derilerini yüzmek, çarmıha germek, yüksek yerlerden atmak, herbir uzvu bir ata yada deveye bağlayıp çekmek, kafalarını vücutlarından ayırmak, boğmak, bombalamak…. kısacası öldürmek… hiç yeni değil!
Tüm bunların içinde yakarak öldürmek özel bir yere sahip gibi görünüyor. İnsanoğlunun ateşi keşfiyle başlayan bu özel ilgi, içinde pekçok tezatlığı da barındırıyor. Okumaya devam et →
Kategoriler: Yeni Harman Yazıları
Etiketlendi: Alevi-Sunni çatışması, Almanya'da Türklere karşı saldırılar, ateşin hikayesi, Celal Derviş, heretik inançlar ve cezalandırma, Hristiyanlıkta yakarak öldürmek, Madımak Oteli olayları, Ortaçağda öldürme biçimleri, Prometheus ve ateş, Sivas Katliamı, yakarak öldürmek, yanarak ölmek, İslam'da yakma ve yanma
Filiz Elasu, Arap Dünyası’nın ünlü simalarından Nowheristan İmparatoru Michel Elefteriades’le Yeni Harman için görüştü. Çok özel fotoğraflar eşliğinde, çok özel bir röportaj…
İktidar, bir “kıyafet balosundan” başka bir şey değil!
Siz Arap Dünyasının ünlü müzik prodüktörlerinden birisiniz, Dünya müzik çevrelerinde iyi tanınıyorsunuz, Elef Müzik Şirketinin kurucusu ve sahibisiniz, tüm bunların dışında kitaplarınız, şiirleriniz var, şarkı yazarısınız, ressamsınız, bölgenin önemli aktivist ve entellektüellerindensiniz, iş adamı, bir eş ve babasınız ve ayrıca Nowheristan’ın İmparatorusunuz, hem de sadece 39 yaşında, doğru mu?
Evet, 39.
Tüm bunları nasıl beceriyorsunuz?
15 yaşında başladım. Sanırım bazı şeylerde oldukça iyiyim, bilemiyorum… Örneğin, prodüktörlüğü iyi yapıyorum fakat, diğer şeylerde öyle değil! İyi bir prodüktörüm ama iyi eş değilim! Okumaya devam et →
Kategoriler: Röportajlar · Yeni Harman Yazıları
Etiketlendi: Alem Magazin Dergisi, Beyrut gece hayatı, Ermeni Sorunu, Filistin-İsrail sorunu, Hizbullah, Lübnan iç savaşı, Lübnan siyaseti, Müzik Hall, Michel Elefteriades, Nowheristan, Ortadoğu siyaseti, Yeni Osmanlı