Category Archives: Yeni Harman Yazıları

“Nowheristan” İmparatoru: Michel Elefteriades

Filiz Elasu, Arap Dünyası’nın ünlü simalarından Nowheristan İmparatoru Michel Elefteriades’le Yeni Harman için görüştü. Çok özel fotoğraflar eşliğinde, çok özel bir röportaj…

İktidar, bir “kıyafet balosundan” başka bir şey değil!

Siz Arap Dünyasının ünlü müzik prodüktörlerinden birisiniz, Dünya müzik çevrelerinde iyi tanınıyorsunuz, Elef Müzik Şirketinin kurucusu ve sahibisiniz, tüm bunların dışında kitaplarınız, şiirleriniz var, şarkı yazarısınız, ressamsınız, bölgenin önemli aktivist ve entellektüellerindensiniz, iş adamı, bir eş ve babasınız ve ayrıca Nowheristan’ın İmparatorusunuz, hem de sadece 39 yaşında, doğru mu?

Evet, 39.

Tüm bunları nasıl beceriyorsunuz?

15 yaşında başladım. Sanırım bazı şeylerde oldukça iyiyim, bilemiyorum… Örneğin, prodüktörlüğü iyi yapıyorum fakat, diğer şeylerde öyle değil! İyi bir prodüktörüm ama iyi eş değilim! Continue reading

Çarşaf ve Türban “karşıt” Mini Etek ve Silikon

Avusturyalı felsefeci Ludwig Wittgenstein “Üzerine konuşulamayan konusunda susmalı.”diye bitirir Tractatus isimli eserini. Avrupa’nın büyük bir kültürel ve siyasal bunalım yaşadığı 1914-18 yılları arasında yazdığı bu eserle yüzyılımıza kültür ve felsefe alanında damga vuran, görüşleri yaygın etkilerde bulunmuş bir düşünürdür Wittengenstein. Onun ‘üzerine konuşulamayan konusunda’ tam olarak ne kastettiğini belki de akademisyenlere bırakmak en iyisi. Ancak (benim kendi kişisel gelişimimde diyelim) üzerinde konuşanları epey bir okuyup dinledikten sonra konuşmamaya karar vermiş olduğum konulardan biridir “tanrı inancı”. Din olgusunda ise Türkiyeli pek çok genç gibi epey kafa yormuş ve sonunda vardığım kararı mecbur kalmadıkça ve sadece dostlar arasında konuşmak tercihim olmuştur (buna yaşlanma desek?) Şimdi sadede geleceğim. Türkiye ziyaretlerimde sık duyduğum sorulardan biridir “Eee, bizim hakkımızda ne düşünüyorlar İngiltere’de?” Sadece bize değil, tüm bizim gibi ülkelere, toplumlara has bir sorudur bu. Dışarıdan nasıl göründüğümüz, nasıl algılandığımız! Son zamanlarda bu soru “Eee türban konusunda İngilizler ne düşünüyor?” şeklini aldı. Bir de yaşanan her sorunda Batı’ya bakıp “Biz niye öyle değiliz, biz niye onlar gibi olamıyoruz!” yorumu Continue reading

‘Neoliberal’ Dünya’nın İnançlı Liderleri

 Dünyanın ileri gelen politikacıları iktidarları bittikten yada görevi devrettikten sonra diyelim, ne yaparlar? Emekli mi olurlar? Evde oturup anılarını mı yazarlar yoksa? Kimisi için evde oturup, daha naçizane (resim yapmak, evde hapis cezası çekmek gibi) uğraşlar edinmek mümkün olabilir ama örneklere bakılırsa, çoğu için zor bir seçenek bu, özellikle de genç sayılabilecek Batılı liderler açısından. Tony Blair, Bill Clinton gibilerinden bahsediyorum. Gerçi yaşı yada milliyeti ne olursa olsun iktidar hastalığına tutulmuş tüm politikacılar aynı belirtileri gösterip, aynı şekilde halklarına gına getirtiyorlar ama (Fikret Kızılok’un ‘Demirbaş’ isimli şarkısını hatırlarsınız) kimisi uluslararası arenada at koşturmaya ve söz söylemeye devam ediyor.

 

Amerika ve İngiltere’nin ‘çok özel’ dostluğu bu alanda da bariz bir şekilde sergileniyor. İngilizce konuşan, Anglosakson dünyanın neoliberal liderleri dünya gündemini ve geleceğini şekillendirmek işinden vazgeçemiyorlar. Eh, dünyayı yönetmek, hele hele dünyanın asıl elitleri tarafından güvenilir görülüp, misyon yüklenmek kolay iş olmasa gerek (Tony Blair ve Bill Clinton’ın her ikisinin de iktidara gelmeden önce Bilderberg Konferansına davet edilmiş ve orda ‘herhalde’ onaylanmış olduğunu belirtelim). Continue reading

“Sarsma ve Sarsılma” Üzerine

 Altımızdan kayan “KAF”

Azis Nesin 1982 Anayasa’sının yüzde 92’lik bir oyla kabul edilmesine karşı tepkisini “Türk Halkının yüzde 60’ı aptaldır!” diye dile getirmeyip de “Türk Halkı’nın yüzde 85’si sarsılmış, vidaları gevşemiştir çünkü, deprem bölgesinde yaşamaktadır!” diye dile getirseydi kanımca o kadar tepki almazdı! Üstelik “Halkı mazur görün, sadece altındaki zemin değil, bulunduğu konum dolayısıyla, altındaki tüm politik, ekonomik, toplumsal temeller ardarda gelen depremlerle, artçı şoklarla habire sallanıp duruyor!” dese belki çok daha iyi anlaşılırdı. Delil olarak da, en basitinden Vikipedia’da bulabileceğiniz, aşağıdaki coğrafik (bilimsel) tanımlamayı gösterse, ülkemizin hem fiziksel hem de siyasal karakterini bir çırpıda özetlemiş olurdu. Continue reading

İsrail’in Doğum Günü ‘Hepimize’ Kutlu Olsun!

Geçtiğimiz Mayıs ayı boyunca İsrail’li Yahudiler (ve tüm Siyonistler) İsrail devletinin kuruluşunun 60. yılı kutlamalarıyla kendilerinden geçtiler! Dünyamızın eski-yeni devlet adamları (George Bush, Tony Blair, Henry Kissinger, Vaclav Havel, Mihail Gorbachov), sinema yıldızları, ünlü iş adamları (Google’ın Facebook’un kurucuları, Rupert Murdoch, Steven Spielberg) ve daha kimbilir kimlerle… Omuz omuza, sokak partilerinde, havai fişekler eşliğinde, askeri uçakların gökyüzünde taklalar atıp en son teknoloji harikası silahların sergilendiği geçit törenlerinde, ormanlarda, piknik yerlerinde uçurtma uçurup mangal yaparak….kendilerinden geçtiler! Nasıl geçmesinler? Tarihte tüm bir halkın topraklarının istimlak edilip bir diğerinin yerleştirilmesiyle kurulmuş bir devlet daha yok ki!  Tabii ki kendilerinden geçerler… Hem de zevkten dört köşe, kendileriyle gurur duyarak, mutluluktan uçarak! Continue reading

Kumarhane Ekonomisi

Şu ekonomi dedikleri…

 Ekonominin ne kadar boş bir sosyal bilim dalı olduğu ve ekonomistlerin de nasıl gereksiz bir mesleğe sahip oldukları bir kez daha kanıtlandı! En basitinden, Klasik Ekonominin kurucularından Adam Smith’in ‘Invisible Hand’ teorisinin,  tüm toplumun yararına hizmet eden gizli bir el olmadığını, aksine bayağı elitist bir el olduğunu gördük! Kendi menfaatini düşünen bireyin, görünmez bir mekanizma yardımıyla toplumun faydasına çalışmayacağını, tamamiyle ‘serbest’ bırakıldığında bırakın kendisini, tüm insanlığı felakete sürükleyebileceği bir kez daha anlaşıldı. Bu ‘serbest bırakılan’ bireylerden oluşan toplumların‘demokrasiyle’ yönetime gelen hükümetlerinin, Amerika ve İngiltere’de kime hizmet ettiği ve asıl ilkelerinin ne olduğu da gün yüzüne çıktı: “zengin zora düşünce müdahale edelim, kurtaralım, fakir zaten hep zor durumda olduğu için umursamayıp işimize devam edelim!” Continue reading

Kimliğiniz? Osmanlı Cumhuriyeti Vatandaşı, Dininiz? Tüketici

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Davos çıkışıyla gündeme oturan, sağ-sol, İslami tüm cephelerde tartışmaya açılan bir terim var: ‘Yeni Osmanlıcılık’! Bazı gazetelerde ‘Ortadoğuyu Yeni Osmanlı Kurtarır’ gibi başlıklar atılıyor, Hamas Hükümetinin danışmanı Ahmet Yusuf ‘Osmanlı’nın Dirilişi belki de Ortadoğudaki tüm sorunları çözer’ diye demeçler veriyor, Türkiye Komünist Partisi (TKP) ‘Yeni Osmanlıcılığa Hayır’mitingleri düzenliyor ve yabancı basında özellikle Amerikan hükümetinin dış politikalarının şekillenmesinde büyük rol oynayan bazı Stratejik Araştırma Enstitülerinde bu başlıkla raporlar, makaleler yayınlanıyor. Continue reading