filizelasu.com

Girdiler ‘Yeni Harman Yazıları’ olarak kategorize edilmiştir

Tarihin En Eski “Komplo Teorisi”: Adem ile Havva

Nisan 28, 2010 · 2 Yorum

Eski Ahit’in giriş bölümü olan Genesis, Kâinatın nasıl yaratıldığının yanısıra Adem ile Havva’nın öyküsünü de içerir. Hristiyan ve Yahudilerin kadına bakış açısını ve “orijinal günah” kavramını dile getiren bu öyküye göre, Tanrı topraktan Adem’i yaratır, ona kendi nefesini üfleyerek hayat verir ve Cennet Bahçesi’ne onu yerleştirir. Buradaki tüm ağaçların meyvelerini yiyebileceğini, ancak “İyiliğin ve Kötülüğün Bilgi Ağacı’ndan” uzak durmasını, yoksa öleceğini buyurur. Bu arada, Adem uyurken onun kaburgasından canı sıkılmasın diye Havva’yı yaratır, (daha fazla…)

Kategoriler: Yeni Harman Yazıları
Etiketlendi: , , , , , , , , , ,

Biz, gerçek bir rock grubuyuz ve muhalifiz!

Nisan 8, 2010 · Yorum yapın

Filiz Elasu, Anadolu Rock’un yaşayan efsanesi Moğollar’dan, Cahit Berkay ve Taner Öngür’le Yeni Harman için görüştü.

1968’de  Moğollar olarak tanınmanızın ardından, geçtiğimiz yıl, birlikteliğinizin 40. yılını kutladınız. 17 yıl önce, 1993’de Yeni Harman’ın kardeş dergisi olan Leman’ın çizerlerinden Kaan Ertem’in başlattığı imza kampanyasıyla tekrar bir araya geldiniz ve bunca yıldır durmadan yürüdünüz”! Bu albümün, “Yürüdük Durmadan”, üzerinden geçen beş yılın sonunda, kimilerinin deyimiyle 2009’un son günleri üzerine “bomba gibi düşerek”, yeni bir albümle “Umut Yolunu Bulur” diyorsunuz? Umut ettiğiniz nedir, nereden geliyor bu isim?

CB: “Umut yolunu bulur” albümde yer alan parçalardan biri, ama ülkemizin ve dünyanın bugün geldiği noktada birçok kesim bir umutsuzluk içinde çabalıyor, yani bir çıkmazın içinde. Siyasi anlamda, ekonomik anlamda, kişisel olarak… Çok geniş bir ölçekte, umutsuzluğun süregeldiği bir dönem yaşıyoruz. Hani, buna çare olacak diye, tabii ki bir iddiamız yok, ama albümün içindeki 12 parçanın hepsinin, kendi içinde söylediği, anlatmaya çalıştığı veya ulaştırmaya çalıştığı bir mesaj var. (daha fazla…)

Kategoriler: Röportajlar · Yeni Harman Yazıları
Etiketlendi: , , , , , , , , , , , , ,

8 Mart 2007’ye Bir “Bakış”

Mart 2, 2010 · Yorum yapın

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken…..kendilerini ‘feminist’ diye niteleyen kadınlar varmış yeryüzünde! Bu kadınlar özellikle 19. yüzyılda sanayileşmiş Batılı ülkelerde biraraya gelerek sömürülmeye, ezilmeye karşı çıkmışlar.!.. Başını İngiltere ve Amerika’da ortaya çıkmış olan Suffragette denen kadınların çektiği bu hareket yıllar süren zorlu mücadelelerinin  sonunda kadınların oy kullanabilmesini, erkeklerle eğitim alanında eşit haklara sahip olmasını ve evlilik içinde de kocalarıyla aynı hakların kendilerine tanınmasını sağlamışlar. İnsanlık tarihi için çok önemli bir ilerlemeymiş bu… Sonra gelmiş 1960-70’li yıllar… Feminist denen bu kadınlar yine çıkmış tarih sahnesine ve bu sefer taleplerini iyice artırarak! Pekçok kadın ev kadını olmayı ve bebek yapma makinası gibi görünmeyi reddederek (daha fazla…)

Kategoriler: Yeni Harman Yazıları
Etiketlendi: , , , , , , , , , , ,

Lider Kadınlar?…

Şubat 24, 2010 · Yorum yapın

Geçen yıl Yeni Harman’ın Mart sayısı için 8 Mart Dünya Kadınlar günü dolayısıyla bir yazı hazırlamış ve Dünyadaki, İngiltere’deki kadınları ve Feminist hareketi konu almış, gözlemlediğim kadarıyla neler olduğunu (daha doğrusu olmadığını) anlatmaya çalışmıştım. Aradan uzun (belki de kısa) bir sene geçti. Durumda bir değişiklik oldu mu? Ben göremiyorum…. Zaten dünyanın hali (erkeklerinin ki de dahil) pek değişmedi ki, kadınlarda gözlemleyelim…Bu durumda aynı istatistikleri kullanarak, benzer tabloları çizmektense bu yazıda bir değişiklik yapıp bu sefer de farklı kadınlara, dünyada lider konumunda olmuş veya olmaya hazırlanan iki kadına bakalım diye düşündüm. Geçtiğimiz yılın son günlerinde bir suikasta kurban giderek hayatını kaybeden Benazir Bhutto ile önümüzdeki Amerikan Başkanlık Seçimlerine hazırlanan Hillary Clinton. (daha fazla…)

Kategoriler: Yeni Harman Yazıları
Etiketlendi: , , , , ,

“Yakma” ve “Yanma” Üzerine

Şubat 18, 2010 · 3 Yorum

Evi baca, köyü hoca yakar” (Bir halk tekerlemesi)

İnsanları öldürerek cezalandırmak yeni bir şey değil! İstenmeyeni, uygun olmayanı, karşı çıkanı, farklı olanı,yanlış yapanı…yoketmek…. Kurşuna dizmek, asmak, zehirlemek, kazığa oturtmak, işkence edip uzuvlarını kesip parçalamak, derilerini yüzmek, çarmıha germek, yüksek yerlerden atmak, herbir uzvu bir ata yada deveye bağlayıp çekmek, kafalarını vücutlarından ayırmak, boğmak, bombalamak…. kısacası öldürmek… hiç yeni değil!

Tüm bunların içinde yakarak öldürmek özel bir yere sahip gibi görünüyor. İnsanoğlunun ateşi keşfiyle başlayan bu özel ilgi, içinde pekçok tezatlığı da barındırıyor. (daha fazla…)

Kategoriler: Yeni Harman Yazıları
Etiketlendi: , , , , , , , , , , , ,