Category Archives: Blogh blogh blogh…..

Dikkât: Aile Var!

haniminciftligiKadın ve Aileden Sorumlu Bakan Selma Aliye Kavaf’ın başkanlığında, Türk aile yapısıyla bağdaşmayan dizilerin şifreli olarak yayınlanması konusunda çalışma başlatılmış. Ben, medyadaki bazı ünlü isimlerin aksine, bakanımızın isabetli bir karar vermiş olduğunu düşünmekte ve kendilerine sonsuz desteğimi burada sunmaktayım.

Konunun çeşitli açılardan ele alınması mümkün görünmekte ise de, devlet büyüklerimizden, lütfedip, iddianın iki önemli ayağına açıklık getirmelerini istirham ediyorum! Birincisi, Türk aile yapısı nedir? İkincisi, Türk aile yapısıyla bağdaşmayan diziler derken Continue reading

Sex, Seks, Seks…

Valla, ne diyebilirim! Tekerleği yeniden icat edecek değilim… Bu siteyi oluşturalı henüz bir hafta oldu, sağolun ilginizden memnunum. Ancak, itiraf etmeliyim ’seks’ başlıklı ve de etiketli kısa yazı en çok ilginizi çeken oldu! Yorumu size bırakıyorum…

Dünya’da en çok seks yapan ülke!

elmanın suçuTürkiye, Brezilya ve Fransa’nın ardından Dünya’da en çok seks yapan 3. ülkeymiş! Dünya Kupası üçüncüsü, Eurovizyon birincisi, Dünya Güzellik Yarışması birincisi derken, işte bir yeni başarı daha ülke hanemize yazıldı…Dünya Seks üçüncüsü!
Ben milliyet.com.tr’ın yalancısıyım, inanmayanlar baksın! Lakin, ben inanırım! Hatırlarsınız, 2005 yılında Durex Global Seks Araştırması tarafından Türkiye’nin dünyanın en çok zina yapılan ülkesi olduğu anlaşılmıştı (nüfusun %58′i)! Eh, boşuna değildi, yine aynı  dönemlerde AKP hükümeti zinanın suç sayılmasını öngören yasayı meclisten geçirmeye kalkmıştı da tüm dünyada özellikle Avrupa’da büyük gürültü kopmuştu! Bir bildikleri vardı demek ki! Şimdi de en çok seks yapılan ülkelerden biri çıktık! Merak ettiğim, bu seksler evlilik içinde mi yoksa dışında mı vuku buluyor! Sevgili araştırmacı kardeşlerimizin bu konuya en kısa zamanda bir açıklık getirmelerini temenni ediyorum…

Alışverişiniz kutlu olsun!

Siz daha alışverişinizi yapmadınız mı? Hıck, hıck, hıck…Yazıklar olsun size! Fabrikalarımızı, dükkan-mağaza sahiplerimizi, işverenlerimizi nasıl kurtaracağız? Ekonomiyi kim kurtaracak? Krizden nasıl çıkacağız? Ülkeyi kim kurtaracak? Dünya nasıl düze çıkacak? Siz, siz, siz… sevgili tüketici kardeşlerimiz!
Hadi! Bırakın internet başında, böyle işe yaramaz yazıları okumayı, sokağa çıkın, alışveriş yapın, para harcayın…Tüketin, tüketin, tüketin…
Boşverin bayramı, seyranı, büyükleri ziyareti, sohbeti, hoşbeşi…
Harcayın, harcayın, harcayın…İyi vatandaş olun, bayram boyunca tüketici nasıl olurmuş gösterin… Hiçbirini yapamadınız, bol bol şeker çukulata tüketin! Tüketin…Tüketim bayramınız kutlu olsun!

Muhbir Vatandaş mı Sorumluluk sahibi vatandaş mı?

Yeni bir düzenleme ile hükümet, muhbir vatandaşlar yetiştirip (gözlemci) topluma salmayı ve bu sayede öncelikle sağlık sektöründe ve diğer kurumlarda yaşanan sorunları önlemeyi düşünüyormuş.
Hükümetin vatandaşların görüşlerini değerlendirmek ve böylece kurumlarda yaşanan sorunları belirlemek, önlemek fikri iyi hoş da bunun için muhbir eğitmesi gerekmiyor. En son yaşanan sel felaketinde olduğu gibi yıllardır konuşmakta ve toplumu uyarmakta olan uzman vatandaşları, mimar mühendisleri, bilirkişileri, odaları, aydınları dinlemesi gerektiğini akıl etmek nedense zor görünüyor…
Kamu alanında halkı eğiterek sorumlu vatandaş haline getirmenin yolu, toplumun içine ajanlar, muhbirler salmak yerine, vatandaşların şikayetlerini zamanında dinleyip o konularda etkin çözümler üretmek olamaz mı acaba?
İhalelerde yaşanan yolsuzlukları, yandaş şirket ve kişileri korumayı, amca-dayı, cemaat ilişkilerini önlemeyi hedef almak daha etkin bir çalışma olamaz mı?
Özel teşebbüsün denetlenmesini zor bulup muhbir vatandaşlar yetiştirmeyi çözüm olarak gören hükümetimiz acaba ‘özelleştirmeler’ ve ‘piyasa ekonomisi idealini’ nasıl savunabilecek?
Muhbir vatandaşın kurumları, diğer vatandaşları ihbar etmesi yönündeki düzenleme pratiğe geçerse, benim merak ettiğim hükümeti ve devleti kim, nasıl ihbar edecek, ona bir çare bulunması…