Filiz Elasu, Arap Dünyası’nın ünlü simalarından Nowheristan İmparatoru Michel Elefteriades’le Yeni Harman için görüştü. Çok özel fotoğraflar eşliğinde, çok özel bir röportaj…
İktidar, bir “kıyafet balosundan” başka bir şey değil!

Siz Arap Dünyasının ünlü müzik prodüktörlerinden birisiniz, Dünya müzik çevrelerinde iyi tanınıyorsunuz, Elef Müzik Şirketinin kurucusu ve sahibisiniz, tüm bunların dışında kitaplarınız, şiirleriniz var, şarkı yazarısınız, ressamsınız, bölgenin önemli aktivist ve entellektüellerindensiniz, iş adamı, bir eş ve babasınız ve ayrıca Nowheristan’ın İmparatorusunuz, hem de sadece 39 yaşında, doğru mu?
Evet, 39.
Tüm bunları nasıl beceriyorsunuz? Okumaya devam et →
Kategoriler: Röportajlar
Etiketlendi: ABD, Beyrut gece hayatı, Elef Müzik, Ermeni Sorunu, Filistin, Hiçbiryeristan, Hizbullah, iktidar, Lübnan, Lübnan iç savaşı, Lübnan'da politika, Müzik Hall, Michel Elefteriades, Nowheristan, Ortadoğu'da Yeni Türkiye politikası, Suriye, Yeni Osmanlı, İmparator Michel Elefteriades, İsrail

Binlerce işçi, Tekel’in özelleştirilmesinden bu yana almakta oldukları üç kuruş dolayısıyla ‘yan gelip yatmakla ve aynı zamanda yetim hakkı yemekle‘ suçlandı ya, bravo!
Osmanlı’nın son torunlarından Kasımpaşalı Recep Erdoğan ‘Ayakların başları yönettiği bir yerde kıyamet kopar!’ diye boşuna mı konuşmuştu! İşte, alın size kıyamet! Hem yan gelip yatıyorlar hem de ‘özelleştirmelere, esnek çalışma koşullarına, sosyal güvenlik haklarının ortadan kalkmasına, iş güvenliğinin yok edilmesine, taşeronlaştırmaya, yerli üretimin tasfiyesine, özel istihdam bürolarına, sarı sendikalara…. ‘hayır‘ diyorlar!
Kategoriler: Blogh blogh blogh.....
Etiketlendi: AKP ve işçi hakları, Tekel işçileri

Afrika’dan çalıntı, köleleştirilmiş bir halk ile Fransız sömürgecilerin şeker kamışı ve kahve plantasyonlarında 18. yüzyıl Avrupasının kahve ve şeker ihtiyacının yarısının üretildiği topraklar, İspanyol ve İngiliz sömürgecilerinin pay kapma savaşlarında daha da telef olan sonraki kuşaklar, sömürgecilerin zihnini kopya ederek beyaz ve siyahın karışmasından doğan ton farklılıkları üzerinden polarize olan bir toplum, Amerikan hegamonyası, diktatörler, hırsız yöneticiler, askeri cuntalar, iç savaşlar, IMF ve Dünya Bankası reçeteleri, özelleştirmeler, %50 işsizlik, fakirlik, AIDS, aşırı işlenmiş toprak, yoksulluk ve geri kalmışlıktan dolayı işlenemeyen tarlalar ve karnını doyuramadığı için tek çare ülke ormanlarnı yakıp mangal kömürüne çeviren küçük çiftçiler, 80 yıl içersinde ormanların kapladığı alanın %60′dan %2′ye inmiş olduğu kuru ve çıplak bir ada, bundan dolayı gittikçe şiddetlenen tropik kasırgalar, fırtınalar ve nihayetinde bu deprem…
Hepimizin başı sağolsun!
Kategoriler: Blogh blogh blogh.....
Etiketlendi: Haiti, Haiti'de deprem, Haiti'de felaketler zinciri
Ocak 5, 2010 · 2 Yorum
Kapitalizmin küresel krizi sadece bizde değil, dünyanın her yerinde doğal olarak gözleri sola, daha doğrusu “olmayan” geleneksel sola çevirdi. Almanya gibi bazı Batı Avrupa ülkelerinde Marx’ın kitap satışlarının üçe katlaması, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin Das Kapital’in sayfalarını karıştırırken görülmesi, hatta Papa’nın atheist Marx’ın analiz yeteneğini övmesi bunun sonucu olsa gerek. Marks’ın en azından bir felsefeci olarak itibarına yeniden kavuşması insanlık tarihi için sevindirici bir haber tabii. Bu, geleneksel sol için 1989’dan beri içine girmiş olduğu “buhrandan” bir çıkış anlamına henüz gelmese de, solun insanlık için hala tek ilerici umut kapısı olduğunun bir göstergesi.
İçlerinde bazı farklılıklar barındırsalar da genel anlamda Batı Avrupa ülkelerinin demokrasi ve sosyal devlet olma yönündeki gelenek ve tecrübeleri onlardaki solun buhranıyla bizimki arasında fark yaratıyor. En basitinden pek çok Batı ülkesinde Sosyal Demokrat hükümetler iktidar ya da ana muhalefet partisi olurken, yani bir şekilde ülkenin kaderinde rol oynarken, bizde muhalefet diyebileceğimiz bir pozisyonda dahi ortada görünmüyor. Okumaya devam et →
Kategoriler: Tutunamayanlar
Etiketlendi: AKP, çarşaf açılımı, CHP, CHP lider kadrosu, Ercan Karabayır, geleneksel sol, Marx, sol örgütlenme, sol'un krizi, solcu, sosyal demokratlar, sosyalist sol, Türkiye ve Dünyada sol, Türkiye'de sol
Aralık 16, 2009 · 1 Yorum

Why is it that those who commit these types of “atrocities” always have “pychological problems” or are “nutters”? How come, for example, there isn’t a perfectly well-balanced middle aged economics professor, a nurse or an engineer who just had enough and happened to explode in this manner?
Kategoriler: Blogh blogh blogh.....
Etiketlendi: attack on Berlusconi, Berlusconi, Berlusconi being hit, Berlusconi'ye saldırı