filizelasu.com

Anne-Babaların İşi Zor!

Kasım 8, 2009 · 1 Yorum

Gün geçmiyorki basında yeni bir araştırma, yeni bir makale, televizyonda yeni bir program anne babaların yüreğine korku dolu şok dalgaları göndermesin; eğitimcileri, politikacıları kara kara düşündürtüp, yeni düzenlemeler, açıklamalar yapmak zorunda bırakmasın! İngiltere devamlı sarsılıyor. Çocuklarla, gençlerle, onların sağlığından tutun, eğitimine, geleceğine dair haberlerle habire şoka uğruyor… Neler oluyor?..Nedir bu panik?

Son birkaç yıldır çocukların eğitimi, okulların sorunları, belediyelerin çocuk ve ailelere dair hizmetleri ve bu alandaki çalışmalar medyanın ana konularından biri iken, özellikle geçtiğimiz aylarda ilgi, çocuklarda görülen obezite (aşırı şişmanlık) oranlarına ve akıl sağlığıyla ilgili meselelere kaymış durumda. “Daha önce bu konuda herhangi bir çalışma yok muydu? Neden şimdi bu ani ilgi?”diyeceksiniz. Tabii vardı ama belki de sonuçlar bu yoğunlukta ve alarm verici düzeyde değildi. Okumaya devam et →

→ 1 YorumKategoriler: Tutunamayanlar
Etiketlendi: , , , , , , , , , , , , , ,

“Çirkin ama Ahlaklı İnsanlar.Com”

Kasım 5, 2009 · Yorum Yapın

Elhombreelefante

26 Ekim’de Türkiye’de piyasaya girdikten sonra 20.000 Türkiyeli’nin başvuruda bulunmuş olduğu ‘BeautifulPeople.com’ yani ‘Güzel İnsanlar.com’ sitesi CNN’e göre ‘Dünyanın en seksi sitesi’!

Danimarka’da kurulduğundan beri Dünya çapında 60.000 kişinin güzel ilan edildiği site halen 89 ülkede faaliyet göstermekte. ‘Yüzeysel’ olmakla eleştirilen site yöneticileri ‘Çekici ve güzel insanlarla olmak neden yüzeysel olsun ki? Yaptığımız ‘etik ‘ olarak doğru olmayabilir ama hiç değilse dürüst!’ diyorlar.

Siteye üye kabul edilenlerin resimlerini görme fırsatına kavuşmuş bazıları ise ‘Site üyelerinin güzel olmaktan ziyade, bol makyajlı, bol estetikli ve de kokoş’ olduğunu iddia ediyor!

Bunlar, ‘Güzelinsanlar.com’ hakkında bazı bilgiler… Medyamızdan kimi köşe yazarlarımız da kendilerinin ve bazı meslekdaşlarının site tarafından reddedilmesi üzerine fantaziler geliştirip yazılar yazmışlar, hüsranları hayırlı olsun! Bendeniz ise ‘en güzel’ olmak konusunda rakip tanımadığım için siteyi ve üyeliği kendim reddediyorum! Bilesiniz, onlar değil!

Bu arada ‘çirkin ama yüreği temiz’ arkadaşlarımızın bu site tarafından reddedilmesine gönlüm bir türlü elvermiyor!

Bu yüzden de, bu arkadaşlar için (kendim çirkin olmasam da, hem güzel hem iyi kalpli olduğumdan) başka bir fırsat sunmaya karar verdim.

Arkadaşlar, üzülmeyin! Çirkinseniz, kimse çirkinliğinizden dolayı yanınıza dahi yaklaşmıyorsa, bütün hayatınız boyunca çirkin olduğunuzdan itilip kakılmışsanız, kaderin tekmesini nasıl da yemiş olduğunuzu çirkin bir bebek olarak dahi, daha doğmadan hissetmiş iseniz, çirkinliğin bu gaddar dünyada bir başka ‘engelli’ olma durumu olduğunu taa iliklerinize kadar duyumsamışsanız…… bana yazın! Çirkin ama güzel ruhlu olduğunuzu kanıtlayan bir yüce gönüllülük örneği gösterin! ‘Kader bana vurmuş ama ben kimseye vurmuyorum, hatta herkesi öpüyorum, aştım ben bunları!’ deyin, bir de fotoğraf gönderin, yayınlayayım…

Evet arkadaşlar! İşte burada ‘Çirkin ama Ahlaklı, Güzel İnsanlar.Com’ u ilan ediyorum! Resmen faaliyete geçtik! Bakalım dünyada çirkin çirkinler mi, çirkin güzeller mi, güzel çirkinler mi, güzel güzeller mi ağır basıyor! Hadi bakalım!

 

→ yorum bırakKategoriler: Blogh blogh blogh.....
Etiketlendi: , , , , , , , , ,

‘Neoliberal’ Dünya’nın İnançlı Liderleri

Ekim 31, 2009 · Yorum Yapın

 Dünyanın ileri gelen politikacıları iktidarları bittikten yada görevi devrettikten sonra diyelim, ne yaparlar? Emekli mi olurlar? Evde oturup anılarını mı yazarlar yoksa? Kimisi için evde oturup, daha naçizane (resim yapmak, evde hapis cezası çekmek gibi) uğraşlar edinmek mümkün olabilir ama örneklere bakılırsa, çoğu için zor bir seçenek bu, özellikle de genç sayılabilecek Batılı liderler açısından. Tony Blair, Bill Clinton gibilerinden bahsediyorum. Gerçi yaşı yada milliyeti ne olursa olsun iktidar hastalığına tutulmuş tüm politikacılar aynı belirtileri gösterip, aynı şekilde halklarına gına getirtiyorlar ama (Fikret Kızılok’un ‘Demirbaş’ isimli şarkısını hatırlarsınız) kimisi uluslararası arenada at koşturmaya ve söz söylemeye devam ediyor.

 

Amerika ve İngiltere’nin ‘çok özel’ dostluğu bu alanda da bariz bir şekilde sergileniyor. İngilizce konuşan, Anglosakson dünyanın neoliberal liderleri dünya gündemini ve geleceğini şekillendirmek işinden vazgeçemiyorlar. Eh, dünyayı yönetmek, hele hele dünyanın asıl elitleri tarafından güvenilir görülüp, misyon yüklenmek kolay iş olmasa gerek (Tony Blair ve Bill Clinton’ın her ikisinin de iktidara gelmeden önce Bilderberg Konferansına davet edilmiş ve orda ‘herhalde’ onaylanmış olduğunu belirtelim). Okumaya devam et →

→ yorum bırakKategoriler: Yeni Harman Yazıları
Etiketlendi: , , , , , , , , , ,

Go to a “Conference”, Learn How to Become a “Leader”?

Ekim 29, 2009 · Yorum Yapın

Bu başlık da reklam sloganı gibi oldu! Eh, ‘liderlik becerisi’ birazcık bana da bulaşmış galiba! Halbuki konferansa filan da gitmişliğim yok! Tanrı vergisi olsa gerek!

                                              

Neyse, biz gelelim asıl konumuza! Ülkemize ‘Gloria Estefan’dan’ tutun Madonna ve  Metallica’ya kadar bir dolu uluslararası üne sahip ‘artiz’ ve müzik grubunu getirmeyi becermiş, diğer birçok yıldız ve yıldızcığın ülkemizde ‘talent manager’ lığını -yetenek yöneticisi mi oluyor Türkçesi, işte ondan- yapan, Mesut Yılmaz’ın politik kampanyasını yönetmiş -çok başarılı bir şekilde- yetenekli, her bir parmağında ayrı bir ‘yetenek’ -onunkileri kim yönetiyor acaba- Ahmet San ile ortağı Cüneyt Ortan (Kiss FM ve Fotospor’dan hatırlarsınız) yeni bir çalışmaya imza atmış durumdalar.

Sağolsunlar, onların organizatörlüğü sayesinde, önümüzdeki günlerde, İstanbul Conrad Otel’de dünyanın iki tanınmış lideri Bill Clinton ile Gerhard Schröder, Sinpaş’dan Avni Çelik ve Taba’dan Uğur Terzioğlu ile birlikte ‘Sürdürülebilir Başarı ve Liderlik’ konusunda konferans verecekler.

Biliyorsunuz, son yıllarda eli yüzü düzgün ve birazcık da eli ayağı tutan dünya liderlerinin, daha doğrusu Amerika ve Avrupalı bazı başkan ve başbakanların ülke ülke dolaşıp çeşitli konularda, tabii para karşılığında, konuşmalar yapması moda oldu. Hadi, işadamlarını anladık, biliyorsunuz ‘İşletme, İş İdaresi’ gibi dandik alanlarda bu konuya dair epey safsata vardır! Bunları geçtik ama politikacılara ne oluyor? Hadi, ‘politika dediğin laf cambazlığından başka bir şey değildir zaten’ denilebilir ama bu adamlar da iyice cozuttu artık! Kardeşim hani nerde, ne icraatından, ne başarısından bahsediyorsunuz siz? denebilir (Clinton’un Monica Lewinsky icraatını unutmadık henüz!) Ya da, birileri de çıkıp Schroder ve Clinton’a ‘Madem, başarının sürdürülebilmesi  için gerekli liderlik özellikleri konusunda bize konferans verecek kadar bilgi sahibiydiniz sizin iktidarlarınız niye çuvalladı?’ diye sorabilir… Hayır, bu ben olmayım! Ben, başka bir iş yapıp sayın San ve Ortan’a daha ilginç dünya liderlerini ülkemize getirmelerini, mesala Fidel Castro veya Ahmedinicad, öneriyorum!

Ancak, bu konferansa gitmeyi, Schröder ve Clinton’la aynı havayı soluyarak, dünyanın içine nasıl edilir (oops, pardonlarımı sunuyorum) sorusuna cevaplar bulmayı kafasına koymuş arkadaşlara söylüyorum: biletleriniz için kişi başına 500 (beşyüz lira) TL den fazla ödüyorsanız kazıklanıyorsunuz demektir. Üstelik kriz var, iskonto talep etmeyi de unutmayın!

→ yorum bırakKategoriler: Blogh blogh blogh.....
Etiketlendi: , , , , , , ,

‘Ne edilgen ise kadınlar orada çoktur!’

Ekim 27, 2009 · Yorum Yapın

http://yoksas.blogcu.com/sozde-ulusalci-pkk-yanlisi-cikti_28887921.html

Ben Yalçın Küçük’ü zevkle, yüzünde bir gülümseme ve ilgiyle okuyanlardanım. Kendisine ve çalışmalarına saygım sonsuz. İlginç tespitleri olduğu kesin biri sayın Küçük! İşte onlardan biri….

Erkek tarafım, ‘tespit doğru’ diyor ama kadın tarafım pek hoşnut değil! Neden acaba? Bunda bir iş var! Daha doğrusu bir sorun! Yoksa sorun bende mi? Ben ‘hermafrodit’ miyim? Babo, ben ölmüş miyem!

YALÇIN KÜÇÜK: ‘…Dolayısıyla şunu söyleyeyim, gazetelerin muhalefeti çok önemli değil, çünkü televizyonlar çöktüler. Kimse televizyon izlemiyor. Gayet açık olarak görmek lazım. Hiç kimse televizyon izlemiyor. Hiçbir ağırlıkları yok. Beş kız çıkartıyorlar, her gün kız… Ne olacak? Televizyon kız mesleği oldu. Yani buradaki kimse bana bir şey demesin. Benim öyle tespitlerim vardır. Ne edilgen ise, kadınlar orada çoktur. Kadınlara bir saygısızlık olarak anlaşılmasın. Ama biz bunları biliyoruz. Edilgen meslekler. Evvela bizde siz o günleri hatırlamazsınız. Telefonda santral kızlar vardı. Onların hepsi… Tekstil işçileri, banka memurları, ilkokul öğretmenleri… Şimdi televizyonlarda kızlardan başkasını göremiyorsunuz. Açamıyorsun, kim olduğunu bilmediğiniz kızlar.’

Yalçın Küçük’le Oda TV (www.odatv.com) tarafından yapılmış olan röportajdan alınmıştır. 27.10.2009

 

→ yorum bırakKategoriler: Medya'dan
Etiketlendi: , , , ,